|
HALK ŞAİRLERİ
Kırıkkale’de yetişmiş pek çok ünlü halk ozanı bulunmaktadır. Tanınmış ilk ozanlarından birisi Hasandede Kasabasında meftun bulunan Aşık Hasan Dede’dir (?-1607). Şairin Türkçe yanında Farsça ve Arapça bildiğine dair bilgiler mevcuttur. Şiirlerinden saz çaldığı anlaşılan Hasan Dede aynı zamanda bir ordu şairi olarak da ün yapmıştır. Yine 18. yüzyılda yaşadığı bilinen Budala Hüseyin’de Hasan Dede soyundan tanınmış halk ozanlarından birisidir. Yesarı mahlasını kullanan Cemal Kandemir (1984-1971) Keskinli Aşık Yunus, Aşık Uzun, Ozan Haydari (Kaya Özlük 1931), Dede Aydemir, Mustafa Yılmaz gibi halk şairleri yöremizin tanınmış ozanlarıdır.
Bozlak, uzun hava türlerinde tanınmış halk ozanları da yetişmiştir. En tanınmışları Keskinli Hacı Taşan (1930-1983) ve Ekrem Çelebi’dir.
Yörede yetişen halk ozanları arasında Aşık Dede Bekar, Bilal Tombak, Nuh Aygün, Kamil Abalıoğlu, Cevdet Babacan, Vedat Cöke, Erol Tambak, Ekrem Aydostlu, Aşık Çevik, Seyit Çevik, Kudret Taşan, Seyfettin Taşan, Erol Çöke gibi isimleri sayabiliriz.
Yörede davul, zurna ve bağlama kullanımı çok yaygındır. Kaval çobanlar tarafından çalınırken; def daha çok kadın oyunlarında kullanılır. Bağlama milli bir çalgı olarak bozlak ve kırık havalarda kullanılmaktadır.
ŞİİRLER (destanlar, türküler, maniler, tekerlemeler, ninniler, ağıtlar vb.)
MANİLER
1- Ey dağlar ulu dağlar
Çeşmeli sulu dağlar
Burda bir yiğit ölmüş
Gök gürler bulut ağlar
2- Mendili işledim
Ucunu gümüşledim
Sevdiğimin adını
Mendilime işledim
3- Hey oynayan yavrular
Ağaçta kuş yavrular
Ellerin derdi biter
Benim derdim yavrular
4- Suyu verdim soğana
Gönlüm düştü oğlana
Oğlan beni almazsa
Bıçaklara doğrana
5- Arıktan atladım geçtim
Cebini yokladım geçtim
Efkarım evlenmek değil
Adını yokladım geçtim
6- Su diyor geleyim mi?
Taş duvar deleyim mi?
Sen orda ben burda
Hasretten öleyim,
7- Atladım indim bağa,
Alnım değdi toprağa.
Yarden evvel ölürsem,
Girmem kara toprağa.
8- Dama çıktım dam değil
Penceresi cam değil
Yâr içinde ölürsem,
Bu da bana gam değil.
9- Asmada üzüme bak
Betime benzime bak
Ne kadar hain yarsın
Gülerek yüzüme bak
10- Bahçede iğdemidir
Dalları yerdemidir
Her güzeli seversin
Sendeki midemidir.
11- Harman yerin süpürdüm
Bağdaş kurdum oturdum
Yazıklar oldu bana,
Nazlı yâri yitirdim
12- Saçların kara yârım
Her sabah tara yârım
Tellerinin içinde
Gönlümü ara yarim
13- Tohumlar ekilmiyor,
Yapraklar dökülmüyor
Nazın bu kadarı da
Doğrusu çekilmiyor
14- Patlıcan oymadın mı?
Tadına doymadın mı?
Ana beni kınama
Sen cahil olmadın mı?
15- Elma attım kızlara
Yuvarlandı düzlere
Sende pişman olursun
Söylediğin sözlere
16- Ay doğar ışık gider
Gölgesi şaşık gider
Sevdiğini almayan
Gözleri açık gider
17- Çiçeğim açtı solmaz
Çilem bir türlü dolmaz
On beşinde yâr seven
Ölürde iflah olmaz
Bir Bozlak Örneği :
Aman Dinek Dağı da yeni geldim Gurbetten
Başım ayık gitmiyor da beladan Dertten
Kemlik mi gelir de mert oğlu mertten
Kötülerin gölgesi olmaz dalı olmaz
Çıkaydım da Dinek dağı salına, salına
Mal kataydım da mal yemezin malına
Sıtkı bütün arkadaşın yoluna
Biz kelleyi seve seve verenlerdeniz.
OYUN HAVASI ÖRNEKLERİ:
Mor Koyun
Mor Koyun meler gelir
Dağları deler gelir
Hakikatli yar olsa
Uykuyu böler gelir
Mor koyun kuzusuna
Can kaynak bazısına
Ne deyim de ağlayım
Alnımın yazısına.
Misket
Güvercin uçuverdi
Kanadın açıverdi
El oğlu değil mi
Sevdi de kaçıverdi
A benim hacı yarim
Başımın tacı yarim
Eller bana acımaz
Sen bari acı yarim.
SÜRÜLER İÇİNDE SÜRMELİ KOYUN
Sürüler içinde sürmeli koyun
Şafaklar atıyor serhoşum uyu acanım gel uyu
Son kadehte yaptın bana bir oyun
Niyandasın sürmeli palazım niyanda hadaman niyanda
Ellerim saz çalar gözüm ihvanda hadaman ihvanda
Aşağıdan gelir gelinin göcü
Gelinmi ettiler canımın içi acanım gel içi
Beş sene sakladım verdiği
Niyandasın sürmeli palazım niyanda hadaman niyanda
Ellerim saz çalar gözüm ihvanda hadaman ihvanda
İki çeşme yaptım altun oluklu
Suyunu bağladım ala balıklı acanım balıklı
Bir yar sevdim oda benden yanıklı
Repertuar No : 72
Türü : Uzun Hava
Yöresi : Kırıkkale – Keskin
Kaynak : Hacı Taşan
Derleyen : Hacı Taşan
BEN GİDİYOM EMANETİM ALLAH’A ( BOZLAK )
Ben gidiyom emanetim Allah’a
Kara gözlüm bu ellerde kal gayrı
Attı kısmet gurbet ele gidiyom
Dost elinden ayrı gider yol gayrı
Benim arzumanım kaşı kemindır
Dost elinden zalım halim yamandır
Gidiyom geleceğim gümandır
Halelleşek nazlı yarim gel gayri
Repertuar No : 73
Türü : Uzun Hava
Yöresi : Kırıkkale – Keskin
Kaynak : Hacı Taşan
Derleyen : Hacı Taşan
Derleyen : TRT Müzik Dairesi
BEN ÖLÜRSEM KARALARI BAĞLAMA ( BOZLAK )
Ben ölürsem karaları bağlama
Görmedim yarim diye ağlama
Küstüğünü kimselere söyleme
Adam dostun bir çift sözüne küser mi
Seher vakti bir yel eser ekseri
Gözümün yaşı da deler mermeri
Küstün mü sevdiğim gelsene beri
Adam dostun bir çift sözüne küser mi
Yöresi : Kırıkkale – Keskin
Kaynak : Hacı Taşan
Derleyen : Hacı Taşan
BİZE GAM ÇEKTİRDİ DE SEHPAYI HİCRAN
Aman... Bize gam çektirdi de sehpayı hicran
Gidem mi bu ayrılık başaca böyle of of
Yoksa dert böğrümden eyledim noksan vay noksan
Acep tecelli kader mi (böyle)2 oy oy...
Aman... Yoksa dert böğrümde eyledim noksan
Acep tecelli kadar mi (böyle)2 oy oy
Aman... Beri dön beri de sıtkı bütünüm
Havaya çekildi benim tütünüm of of
Elleri koynunda ben bir (yetimim)2
Yoksa tecelli kader mi (böyle)2 oy oy...
Aman... İki eli koynunda ben bir (yetimim)2
Yoksa tecelli kader mi (böyle)2 oy oy.
Yöresi : Kırıkkale – Keskin
Kaynak : Hacı Taşan
Derleyen : Hacı Taşan
BİZİM ELDEN GEÇTİM’OLA OBALAR (BOZLAK)
Bizim elden geçtim’ola obalar
Üzerine giymiş türlü libalar
Bir daha yar seversem olsun tövbeler
Mestane gözlü yar gidenden sonra
Dünya zindan oldu bir gaflet geldi
Ayrılık okudur sinemi deldi
Yürü fani dünya sende nem kaldı
Mestane gözlü yar gidenden sonra
Yöresi : Kırıkkale – Keskin
Kaynak : Ekrem Çelebi
Derleyen : Ekrem Çelebi
BU NASIL TALİHTİR BU NASIL KADER
BOZLAK – AĞIT
Bu nasıl talihtir bu nasıl kader
Yüreğimi yaktı sızın kardaşım
Anam feryat eder ağlıyo peder
Niye açılmıyo gözün kardaşım
Zalım gurbet mekanımız yerimiz
Daima ağlamak bizim karımız
Gitti ümidimiz gönül varımız
Ne yatıyon biraz gezin kardaşım
Yürümüyor kırılası dizlerim
Hiç görmüyor kör olası gözlerim
Bayramlar gelse de gene özlerim
Düğününü yaptın güzün kardaşım
Yöresi : Kırıkkale – Keskin
Kaynak : Hacı Taşan
Derleyen : Hacı Taşan
CERİD’İN ATLARI SÖKÜN EDİNCE ( CERİT BOZLAĞI )
Aman... Cerid’in atları sökün edince
Açılsın Urum’a yolu Ceridin
Kırıldı kanadı kolu Ceridin
Sinsi bir oğlu Fettah Bey’in ölünce
Kırıldı kanadı kolu Cerid’in
Aman... Sineği çoktur Nizip ovasına varmayın
Pusu vardır şer dallar girmeyin
Mürseloğlu kız istiyor vermeyin
Kohuldatman gülün ele Cerid’in oy
Aman... Ali Bey’in pek tatlıdır dilleri
Fettah Bey’in fincan gibi gözelleri
Burnu hızmalı Cerid kızları
TURNAM Açtım perdeyi de turnamı gördüm Dost yüzünden artıyor efkarım, derdim Yaradan aşkına bir selam verdim Turnam ben mahkumum avcı değilim
Turnam varırsanız bizim ellere Selam söylen orda açan güllere Söyleyin derdimi esen yellere Turnam ben mahkumum avcı değilim Turnam ötmez misin sıla dışında Hasretlik gurbetlik vardır başımda Giymişim cezamı şu genç yaşımda Turnam ben mahkumum avcı değilim Yel vurdukça açılıyor sırmalar Mor zülüfler ak gerdanı tırmalar Katar katar olmuş gider turnalar Turnam ben mahkumum avcı değilim Bir çift turna gördüm gökte yorulmuş Avcı vurmuş kanatları kırılmış O da benim gibi yarden ayrılmış Turnam ben mahkumum avcı değilim Beri gel beri de Sıtkı bütünüm Yanarım yanarım çıkmaz tütünüm Elleri koynunda ben bir yetimim Turnam ben mahkumum avcı değilim Bazen efkar gelir bazen gam gitmez Sılamın üstünde turnalar ötmez Ele düğün bayram ben de gam bitmez Turnam ben mahkumum avcı değilim AVŞAR BOZLAĞI Kalktı göç eyledi Avşar elleri Ağır ağır giden eller bizimdir Arap atlar yakın eyler ırağı Yüce dağdan aşan yollar bizimdir Belimizde kılıcımız kirmani Taşı deler mızrağımın temreni Hakkımızda devlet etmiş fermanı Ferman padişahın, dağlar bizimdir Dadaloğlu’m yarın kavga kurulur Öter tüfek, davlumbazlar vurulur Nice koç yiğitler yere serilir Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir. BÜTÜN AHBAPLARI ANSIN ADINI Bütün ahbapları ansın adını Anlayan alırdı onun tadını Emmisi dayısı garip kadını Döşeyin evleri Hacı geliyor Bir garip ölümü acı geliyor Hizmet için nice dağlar aşanı Keskinli bilirler Hacı Taşan’ı Bunca yıllık hizmetleri boşa mı Açılsın meydanlar Taşan geliyor İnsan hizmetine koşan geliyor Var mıdır insandan daha üstünü Bir bilirdi düşmanını dostunu (Ayırmazdı düşmanını dostunu) Diksinler Keskin’e onun büstünü Ayrılsın meydanlar Hacı geliyor Bir garip ölümü acı geliyor Anam Keskinlidir, babam Kırşehir Gönülden geldi de eyledim kahir Saygım var insana evveli-ahir Açılsın meydanlar Taşan geliyor İnsan hizmetine koşan geliyor NAHNÜ KASEMNA’DA TAKSİMDE MEVLA Nan ü kasemnada taksimde Mevla Perişan kısmeti bana mı verdin Aleme gösterdin zevki ile sefa Tükenmez davayı bana mı verdin Bilmem ne tecelli bilmen ne hikmet Aleme gösterdin dane-yi kısmet Yeter gayrı felek çektiğin zahmet Derd ile mihneti bana mı verdin.
|